İlk ayında 62 milyon farklı ekranda izlenerek, Netfilix’in bugüne kadar en çok izlenen dizilerinden biri olan The Gueen’s Gambit; yetim bir satranç dehasının sekiz yaşından yirmi iki yaşına kadar dünyanın en iyi satranç oyuncusu olma yolculuğunu anlatıyor.

Anya Taylor-Joy’un başrolünde yer aldığı dizinin yönetmen koltuğunda iki farklı Oscar adaylığı olan Scott Frank oturuyor. Senaryosu da Don’t Look Now, The Witches gibi başarılı dizilerden tanıdığımız Allan Scott tarafından yazıldı.

The Queen’s Gambit 92 ülkede top 10 listesine girerken, 63 ülkede bir numaraya yerleşti. Üstelik getirdiği başarılarda bunlarla sınırlı değil. Dizinin uyarlandığı roman, yayımlandıktan 37 yıl sonra The New York Times bestseller listesine girdi. Ayrıca Google’da ‘’Satranç nasıl oynanır?’’  araması dokuz yıldır hiç olmadığı kadar arttı.

Karakterler

Dizinin ana karakteri Elizabeth Harmon ‘ı, matematik profesörü annesinin yolculuk ettikleri arabayı başka bir aracın üstüne sürmesi ve kazadan dolayı annesinin ölüp, kendisinin Methuen kız yetimhanesine yerleştirilmesi ile tanımaya başlıyoruz. Ancak Beth’in trajediler ile başlayan hayatı, dönüm noktası da oluyor diyebiliriz çünkü yerleştiği yetimhanedeki temizlik görevlisi Mr. Shaibel (Bill Camp) sayesinde satranç ile tanışıyor. Aynı yetimhane, Beth’e gelecekte kendi yarattığı ailesinin ferdi olacak Jolene’i (Moses Ingram) kazandırıyor.

[adinserter block=”1”]

Beth’i; satrancı hayatının merkezine koymasına, en büyük zaferine ulaşmasına ve beslediği tüm öfkeyi satranç ile dindirmesine kadar takip ediyoruz. Bu noktada da Anya Taylor-Joy’un Beth’i içine sığdırdığı muhteşem performansını da görüyoruz. Dizide geçen oyun sahneleri ve sıklıkla kullanılan teknik terimler birçok insana yabancı olsa da, ana karakterin tutkusu ve donuk ancak planlar kurduğunu belli eden mimikleri sayesinde ayrıca kamera hareketlerinin, görsel efektlerin de etkisiyle hepimizi ekrana kilitlemeyi başarıyor ve satrancı hiç olmadığı kadar merak uyandırıcı bir hale getiriyor.

[adinserter block=”1”]

Konseptler

Dizinin en ilgi çeken yönlerinden biri de ana karakterin madde bağımlılığı, cinsiyet ayrımcılığı, aile gibi konseptlerle de uğraşması. Yetimhane de verilerek başlayan bağımlılık, evlat edinilerek gittiği evde daha da artıyor. Bu arada evlat edinildiği ailedeki kadın karakterden de bahsetmekte fayda var çünkü dizi de önemli bir rolü var, Beth Harmon’un manevi annesi.  1950 yıllarındaki cinsiyet ayrımcılığının tüm özelliklerini taşıyan ve klişe ev kadını profiline uyan anne rolündeki Alma Wheatley (Marielle Heller), iş seyahati bahanesiyle sıklıkla evden giden eşinin yokluğunda yalnızlığını evlat edindiği kız Beth ile doldurmaya çalışıyor ve Beth’in yükselen kariyeri sayesinde hayatında ilk defa kendi ayakları üzerinde durabilmenin ne demek olduğunu görüyor.

Dizinin en sevdiğim yönlerinden biri alt metinlerinde kadın dayanışmasının yatması. Beth yetimhanedeki zor zamanlarını arkadaşı Jolene ile aşıyor ve profesyonel satranç dünyasında Alma’nın desteği ile ilerliyor. Ayrıca karakterimizin çoğunluğu erkeklerden oluşan ortamlardaki güçlü, yıkılmaz hallerine bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim.

[adinserter block=”1”]

Dizinin Tek Kötü Yönü

The Queen’s Gambit’de gözüme batan tek şey, Beth’in rakiplerinin fazla detaylandırılmaması. En büyük rakibi Rus Bargov’u bile birkaç sıradan hamleyle kolay hale getiriyor, gerçek bir tehdit unsuru olarak göremiyoruz. Her oyunda Beth’in kazanacağından o kadar eminiz ki neredeyse hiçbir şeyin ana karakteri başarısızlığa uğratmayacağını düşünmeden edemiyorum. Bu da diziye olan gerçekçi yaklaşımımı biraz etkiliyor diyebilirim.

Sonuç

Sonuç olarak, The Queen’s Gambit dönem ruhunu mükemmel yansıtan, müzikleri, kostüm tasarımı, ana karakterin çekici bakışları ile sıkıcı sayılabilecek satranç sahnelerini heyecanlı hale getiren ve milyonları ekrana kilitleyen, sahici çatışmalar olsaydı daha kusursuz olacağından emin olduğum bir dizi. Ancak bunları da işin tuzu biberi sayarak şiddetle izlemenizi tavsiye ediyorum.

[adinserter block=”1”]

[adinserter block=”1”]

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here